9 Şubat 2008 Cumartesi

Güncel

Son zamanlarda, çok sık hatırlar oldum çocukluğumu… Her geçen gün artan kaygılarımla; hayalimde canlanıyor o yıllarım…
...Hele bir de ninem vardı ki! Nasıl anlatsam bilmem?... Bembeyaz saçları çevrelerdi o aydınlık nurlu yüzünü. Ben ilk dualarımı ondan öğrendim. Dua ettiğim zaman huzur bulduğumu hissettirmişti bana. Nasıl başarmıştı bilmem ama; onca yaramazlığıma rağmen iyi insan olmanın tadına varıp, ayrıntılarını yaşamıştık beraberce. Dinimin İslam olduğunu ve beş şartını biliyorum; ama ne zaman öğrendiğimi hatırlamıyorum…Hatırladığım bir gerçek var ki; Ninemin baş örtüsü ve namaz örtüsü bu kadar hırpalanmamıştı! Böylesine lime lime edilip, yıpratılmamıştı!Eskitilmemişti! Ve o yıllarda Çankaya köşküne türban örtülmemişti…

Ben; tüm sosyal hayatım gibi dini inançlarımı da yaşadım; yaşıyorum! İslam dininin hoşgörüsünü, kolaylaştırıcılığını yaşayarak öğrendim; öğreniyorum…İnsanları sevmenin tadını biliyorum. Yardımlaşmanın, paylaşmanın ve dayanışmanın hazzına varabiliyorum... İbadetin de, kabahat gibi gizli olması gerektiğine inanıyorum. Ancak; Aklım ermiyor! Anlayamıyorum! Şimdi neden bu tartışmalar, bu gerginlikler yaşanıyor.
Rahmetli ninemin zamanında üniversiteye giden kızlar özgür değil miydi acaba!... Neden bunca zaman sonra üniversite ve türban birlikte anılmaya başlandı. Benim bildiğim, dini kurallar değişmez. İktidarlar değiştikçe hiç değişmez!... Yoksa ! Yoksa! Üniversiteli kız öğrencilere ait özgürlüğün şekli mi değişti?...
Yıllar önce ninemin zamanında İslamiyet vardı; bu gün de var!…Ninemin başı örtülüydü; bu gün de başı örtülü nineler var… Ninemin zamanında üniversite vardı; bu gün de var!... Üniversite öğrencisi kızlar vardı; bu gün de var!... Ancak, “o günlerde olmayıp; bu gün var olan nedir?...” dediğimizde, bilinen gerçek; bu gün Türkiye Cumhuriyeti’ nin gündeminde türban gerginliği var… Ne olursa olsun! Çağdaş, laik, özgür, asil ve onurlu Türk Milleti, Türk Bayrağının altında yaşamaya devam edecektir. Türk Milleti; hiç bir zaman kara örtülerin altında soluksuz kalıp boğulmayacaktır.
Meclis hararetli! Ekonomi uzmanları şaşkın! Bürokratlar endişeli! Vatandaş üzgün! Sadece küçük çocukların gözbebeklerinde umut ışığı… Lütfen hiç kimse! Evet hiç kimse, çocuklarımızın gözbebeklerindeki umut ışığını karartmasın... Lütfen!...09 Şubat 2008
Emel Aygören Şen

Hiç yorum yok: